Gündem

Pasif-agresif davranış bir öfke gösterme biçimidir ve oldukça yıkıcıdır

Hepimiz zaman zaman birine kızabiliriz. Bu duyguyu nasıl yaşadığımız değil, nasıl gösterdiğimiz önemlidir.

Öfkeyi ifade etmenin en sağlıklı yolu yardım istemeden konuşmak ve öfkeye neden olan duruma çözüm bulmaktır.

Ancak herkesin öfkesini iyi yönetebildiğini söylemek zor. Öfkesini bağırmak, vurmak, incitmek, tehdit etmek, hakaret etmek gibi davranışlarla ifade eden kişilerin “öfke kontrol sorunu” yaşadıklarını rahatlıkla fark edebiliriz.

Bununla birlikte, öfkeyi göstermenin en az onun kadar yıkıcı olabilen bir yolu vardır ve çoğu insan bunu bir öfke sorunu olarak görmeyebilir.

Pasif-agresif davranış olarak adlandırılan bu öfke biçimi, gücenmemek, surat asmak, bir işi engellememek veya yapmamak, ertelemek veya dikkat etmemek (Salla!), bilerek zor bir durum yaratmak, uzağa bakmak, alaycı bakmaktır. gıybet, dedikodu, yüzünüze söylemek yerine, karşınızdaki kişinin duygularına duyarsız kalma gibi geniş bir davranış yelpazesini kapsar.

PSİKOLOJİK SAVAŞ DURUMU

Bu tür davranışların yaygın olduğu ilişkilerde şiddetli kavgalar çıkmayabilir ancak aşağıdan devam eden ve insanların ruh sağlığını bozan çok yıkıcı bir “psikolojik savaş” durumu söz konusudur.

Pasif-agresif davranışlarda bulunma sıklığı ve alışkanlığı, bireylerde “kişilik bozukluğu” düzeyine ulaşabilmektedir. Bu, sorunun ciddi, yapısal, zor ve kesinlikle uzun vadeli profesyonel destek gerektirdiği anlamına gelir.

Pasif-agresif davranış, kişiyi sağlıklı bir birey yapacak beklentileri (sevgi, ilgi, takdir, kendini ifade etme vb.) yeterince karşılanmayan veya her isteği karşılanan bireylerde yaygındır. Çocukluğundan beri istediği her şeye kolayca ulaşabilen bireylerde, önce anne-babasını cezalandırma yöntemi olarak edinilir.

Genellikle anne-babası tarafından kendini ifade etmesi kısıtlanan, beklentileri yeterince karşılanmayan, eleştirilen, duygularını bastırmak zorunda kalan, özgüveni zedelenen bireylerde pasif-agresif davranış tarzına rastlamak mümkündür. .

Daha sonra ebeveynlerden başka insanlara aktarılan bir davranışa dönüştürülür. Somurtma, kaba olma, kaş çatma veya diğer pasif-saldırgan davranışlarla gösterilen bu ceza, ihtiyaç karşılanmadığında veya sürekli karşılanmaya alışıldığında “Hayır” demeye karşı gösterilir.

Bu davranışla kişi yavaş yavaş kendini izole eder hale gelir. Bu soyutlama sadece küskün olduğu kişiyle sınırlı kalmayıp çevresindeki diğer insanlara da yayılabilir.

Üzüntü ve öfke ile ortaya çıkan küskünlük davranışı ile kişi farkında olmadan kendini cezalandırır. Bu durumla baş edemediği sürece (çoğu zaman cesareti kırıldığı için yapamıyor) kendini kurban/mağdur olarak görme ve çevresini suçlama eğilimindedir.

Defansif davranarak ya da susarak, çatırdayarak, ağlayarak, “tökezleyerek”, ortamdan ayrılarak ya da umursamıyormuş gibi yaparak içerleme yaşar. Zamanla bu bir kısır döngü haline gelir ve kendini durmadan tekrar eder.

Pasif-agresif davranış bazen ilişkiyi kontrol etmenin ve kişinin istediğini yapmasını sağlamanın bir yolu olarak kullanılır. Buna alışan kişi daha etkili iletişim becerileri geliştirme zahmetine girmez. Zamanla “uzmanlaştığı” pasif-agresif yaklaşımla, diğer kişiyi suçlu hissetmeye zorlamayı, huzurunu bozmayı, durumu düzeltmek için harekete geçmeyi ve bundan çıkar sağlamayı alışkanlık haline getirebilir.

Herkes zaman zaman pasif-agresif davranışlar sergileyebilir. Aslında genellikle çocuklukta öğrenilen bu davranış, sorunları “çatışmasız” (!) bir şekilde çözme stratejisi olarak çekici bile algılanabilir.

Ancak bu davranış aslında “önceki” (geriye dönük) ve yetişkinler için uygun değil. Bu davranışa maruz kalan kişi, durumu düzeltmek için kendini affedecek şekilde hareket etse bile mevcut sorun sağlıklı bir şekilde çözülmeyecektir.

Diğer kişiyi suçlama ve suçlama gibi savunmacı iletişim biçimleri kullanılmadıkça, konuşarak çözülemeyecek çok az sorun vardır. Agresif, pasif agresif davranışlarla hiçbir sorun gerçekten çözülemez.

Sağlıklı bir ilişki, “etkili iletişim” düzeyi ile ölçülür. Kırılmak yerine, ilk adım sorunu diğer kişiye açıklamak olmalıdır. Rahatsız edici ortamdan ve kişiden bir süre uzaklaşmaya hazır hissettiğinizde sorunla baş etmek tercih edilmelidir.

İŞTE PASİF-AGRESİF

İş hayatında pasif-agresif davranış sergileyen kişilerin ilişkileri de oldukça sorunludur.

Yönetici konumundalarsa, çalışanların motivasyonunu ve verimliliğini olumsuz yönde etkilerler. Olumsuz düşüncelerini gizlerler, çalışanları ayırt ederek ve karşılaştırarak ekip içi çatışmaları tetikleyebilirler.

Sürelere uymazlar, cevap bekleyen acil e-postalara veya telefonlara bilerek cevap vermeyerek insanları zor durumda bırakabilirler. İş sürecinden etkilenecek kişileri belirsizlik içinde bırakarak kaygılarına karşı duyarsız olabilirler.

“Yapacağım”, “Merak etme hallederim” gibi cevaplarla güven verirler ama herhangi bir işlem yapmadan beklentileri boşa çıkarabilirler. Kendilerini başkalarının yükünü ya da işi kendi başlarına taşıyan mağdurlar olarak sunabilirler. Bu kişiler mobbinge meyilli olabilir veya buna zemin hazırlayabilir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu