Gündem

‘Kupli’: Karadeniz’in Pir Sultan’ı Sinan Akçal’dan doğaya ve insana türküler

Sizi muhtemelen tanımadığınız veya duymadığınız bir müzik ustasıyla tanıştıracağım.

Onu tanımamanızın sebebi, alışılmışın dışında olması, Karadenizli olmasına rağmen gayda veya kemençe yerine bağlama ile türkü söylemesi ve bugüne kadar ticari müzikten uzak durmasıdır.

Ona Nacaklı Sinan diyorlar. Yıllardır doğa katliamlarına maruz kalmış Karadeniz yaylasının, dağının, deresinin ve ağacın çığlığının türküsü diline gelmesi boşuna değildir… korunması gereken bir mirastır. Evrenin tonlarını seslendiren, görüntülerine ışık tutan bir canlı. Uzun bir aradan sonra Sinan Akçal, türkülerini Kalan Müzik etiketiyle çıkan “Kupli” albümünde bir araya getirdi.

BİRİNCİ ALETİN BAĞLANMASI

Albümünüzden bahseder misiniz, hangi şarkıları söylediniz?

Albüm yapmak gibi bir niyetim yoktu. İşlenmemiş, yapılmamış, dokunulmamış o kadar çok deneyim var ki, onları kaydetmeyi düşündüğüm için albüm oluştu. Ben melodilerin evrene ait olduğuna inanıyorum. Sesin, insanın ve her hücrenin evrene ait olduğunu ve bu şarkıların uyumun düzenli devamı için üretilmesi gerektiğini düşünüyorum. Günümüz sanatçılarının birçoğunun bu deneyimlere dokunmadığını gözlemledim. Böyle bir farkındalığı ifade etmek türkülerime kaynak oldu. Günümüzde popüler kültür ön plana çıksa da hiç düşünmeden çalışmaya devam ediyorum. Hangi türküleri okuduğuma gelince, dağı gördüm, dağ şarkısını söyledim, dumanı gördüm, dumanı gördüm, terkedilmiş yayla evlerini gördüm ve onlara yazdım.

Karadeniz müziği denilince akla tulum ve kemençe gelir. Ama sen bağlama çalıyorsun. Bunun nedeni nedir?

İlk öğrendiğim enstrüman bağlama oldu, ilk eserlerimi bağlama ile çalıp okuduğumda ve insanlar beğenince böyle devam ettim. 1975’ten beri çalıyorum. Karadeniz’in ana çalgısı olmasa da insanlar tarafından benimsendi. Tulum ve kemençe bazen insanlara hep sıradan gelir. Ara sıra değişiklik onlara özel bir zevk verdi. Anadolu saz kültürü aslında Karadeniz’de var ama sanatçı arkadaşlarının azlığı nedeniyle az da olsa beğeniliyor.

Müzikal olarak peşinden gelip yardım edebilecek biri var mı?

Aslında, bunu gerçekten istiyorum. Bunun için birçok arkadaş geldi ama henüz aradığım ruha sahip kimseyle tanışmadım. O coğrafyanın ne dediğini duyamayan, dokusunu sindiremeyen parmaklar benim hissettiklerimi üretemez.

Ormanlara gidiyorsunuz ve türkülerinizi yazıyorsunuz…

Hepimiz doğanın bir parçasıyız. Hiçbirimiz böceklerden, çiçeklerden ve orada yaşayanlardan farksız canlılar değiliz. Kuşların, böceklerin ve canlıların bir dili vardır. Oraya gittiğimde şunu hissediyorum: Onlarla aynı havayı, aynı suyu, aynı doğayı paylaşıyoruz. Aynı yağmurda ıslanıyoruz. Onların arasında olduğumda sanki bana mesajları varmış gibi iç içe oluyorum.

Sana Nacaklı Sinan derler. Adın nereden geliyor?

Evet, Nacaklı Sinan diyorlar. Karadeniz’de doğanın yağmalanmasına uzun yıllar direndiğim için bu ismi verdiler. Doğanın bir parçası olduğum duygusuyla hareket ediyorum. Sadece Karadeniz’de değil, dünyanın her yerinde mücadeleye katıldım ya da destek verdim. Başka bir dünya yok.

Lasly, ne söylemek istiyorsun?

Size ve Cumhuriyet gazetesine teşekkür etmek istiyorum. Umarım “Kupli” albümü ve tüm çalışmalarım duygularımı dinleyiciye iletir…

HES YAPILDI

Usta müzisyen, ülkemizde iklim krizi bu kadar hissedilmediğinden beri mücadele ediyor. HES direnişini yıllar önce başlatan isimlerden biri.

Rize’nin Şenoz Vadisi’ndeki Çataldere köyünden. 1982 yılında İstanbul’a göç etti ve geri döndü. 2007 yılında başlayan direnişte Şenoz Vadisi Koruma Platformu’nun sözcülüğünü yaptı…

Akçal aynı zamanda Seferihisar Doğa Okulu üyesidir. Takımın bir parçası olmayı şöyle anlattı:

“Rize’nin Şenoz Vadisi’ndeki dağlarda doğdum. Ormanda, yaylalarda, çay bahçeleri arasında büyüdüm. Yaşlı annemle birlikte 350 yıllık ahşap bir evde yaşıyorum. Evimizin önünden geçen dere HES şirketlerine satıldıktan sonra suyumuz için mücadele etmeye başladım. Bu yolculuk sırasında Türkiye’nin farklı yerlerinde doğayla boğuşan insanlarla tanıştım ve arkadaş oldum. Doğa Okulu benim için bu dostluğun en güzel meyvelerinden biri.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu